Enlog Lojistik CTO’su Yusuf Altıntaş

“Enlog olarak hibrit bir yapı kullanıyoruz. Bir tarafta bulut servisleri var, diğer tarafta kendi yönettiğimiz sistemlerimiz bulunuyor. Bunun temel nedeni iş modelimiz. Çünkü biz bir üretim şirketi değiliz, hizmet sağlayan bir organizasyonuz. Hizmet verdiğiniz anda sadece sistemlerin çalışması yetmiyor. Olası felaketleri öngörmek, riskleri önceden görmek ve buna göre aksiyon almak zorundasınız. Teknoloji yönetiminde en önemli konulardan biri iş ortaklarının yönetimi haline geldi. Sadece kendi altyapınızı değil, tüm ekosistemi yönetmeniz gerekiyor. Yapay zekâ tarafında da benzer bir durum söz konusu. Yapay zekâ hayatımıza çok hızlı girdi ve her gün yeni bir gelişmeyle karşılaşıyoruz. Bir gün yeni bir model çıkıyor, ertesi gün başka bir teknoloji gündeme geliyor.  

Ancak yapay zekâyı hayatımıza dahil ederken insan faktörünü göz ardı etmemeliyiz. Yapay zekâ kullananlarla kullanmayanlar arasında büyük bir bilgi ve yetkinlik farkı oluşabilir. Bu nedenle hibrit yaklaşımın sadece teknoloji tarafında değil, insan tarafında da uygulanması gerektiğini düşünüyorum.  Bugün BT yöneticilerinin görev tanımları da ciddi şekilde değişmiş durumda. Eskiden teknoloji konuşurduk. Şimdi bütçe konuşuyoruz, insan kaynağı konuşuyoruz, iş ortaklarını konuşuyoruz, regülasyonları konuşuyoruz. Dolayısıyla teknoloji yönetimi çok daha geniş bir disipline dönüştü.

Veri egemenliği tarafında da yalnızca kendi kararlarımız belirleyici olmuyor. Müşterilerimizin beklentileri, devletin düzenlemeleri ve sektörün ihtiyaçları da bizi yönlendiriyor. Yapay zekâ ile birlikte maliyet yönetimi de farklı bir boyuta taşındı. Teknolojiyi kullanırken iş gücünün ve emeğin değerini göz ardı etmemek gerek.  İş ortaklarıyla çalışmak bizim için tercih değil, zorunluluk. Bazen birden fazla partner ile çalışmak gerekiyor. Bazen farklı bölgelerde farklı uzmanlıklardan yararlanmak gerekiyor. Önemli olan doğru iş ortaklarını seçmek ve gerektiğinde değişiklik yapabilecek esnekliğe sahip olmak.

Önümüzdeki dönemde BT organizasyonlarının başarısını belirleyecek şeyin teknoloji bilgisi kadar öngörü yeteneği olacağını düşünüyorum.  Biz de geleceğe bu bakış açısıyla hazırlanıyoruz. Tahminlerimizi yapıyor, senaryolar oluşturuyor ve planlarımızı buna göre şekillendiriyoruz. Sonuçta elimizdeki kaynak belli. O kaynağı en doğru şekilde kullanarak en yüksek değeri üretmek zorundayız. Özellikle bizim gibi Türkiye’nin her noktasında faaliyet gösteren kurumlar için bunun önemi daha da büyük. Çünkü 81 ilde operasyon yürütürken 81 farklı uzman ekip kuramazsınız. Başarının sırrı doğru organizasyonu, doğru iş ortaklarını ve doğru teknolojileri bir araya getirebilmekte yatıyor.”

 



Source link