Paycore CEO’su Mustafa Bezeklioğlu

“Yaklaşık 25 yıldır ödeme sistemleri çözümleri üreten köklü ve deneyimli bir teknoloji şirketiyiz. Bugün Türkiye’deki Tier-1 ve Tier-2 bankalar dahil pek çok kurumun kartlı ödeme sistemleri bizim çözümlerimiz üzerinde çalışıyor. Bu çözümleri, bazı müşterilerimiz kendi veri merkezlerinde on-prem olarak kullanırken, büyük çoğunluğu da bizim veri merkezlerimizden “Payment as-a-Service” şeklinde uçtan uca hizmet alıyorlar.

 

Bu noktada altyapının güvenilirliği, ölçeklenebilirliği ve sürekliliği çok önemli. Geçtiğimiz yıl Çorlu ve Tuzla’da yeni nesil teknolojilerle donatılmış iki veri merkezi kurduk ve Topluluk Bulutu Sertifikamızı aldık. Oluşturduğumuz topoloji ve süreçlerle ülkemizde Debit, Prepaid, Kredi Kartı ürünlerinin tamamı için hem Issuing hem Acquiring alanında processing hizmetini Topluluk Bulutu sertifikasıyla hem yurt içinde hem yurt dışında verebilen ilk ve tek processing şirketi haline geldik. Bu bizi hem gururlandırıyor hem de bize yüksek erişilebilirlik ve hizmet kalitesi konusunda büyük sorumluluk yüklüyor. Bu nedenle bu veri merkezi yatırımları bizim için çok önemliydi.

 

Hem ulusal hem de uluslararası regülasyonlar ve standartlara tam uyumlu; çok ciddi maliyet ve pazara hızlı çıkma avantajı sağlayan processing hizmetimizle müşterilerimize “Siz ana iş kolunuza odaklanın, gerisini biz halledelim” rahatlığı sunuyoruz.

 

Türkiye’deki ürün ve hizmetlerimizi globale taşıyarak bu değerli know how’ı ürün ve hizmet ihracına dönüştürmek üzere Ocean ürünümüzün yeni cloud versiyonunu AWS üzerinde konumlandırdık. Böylece hem yerel on-prem hem de global cloud tabanlı hibrit bir yapı oluşturduk. Türkiye’deki müşterilerimize yerel veri merkezimizden hizmet verirken global müşterilerimize GDPR, DORA uyumlu, ApplePay, GooglePay destekli processing hizmetini AWS üzerinden sunuyoruz.

 

Teknoloji ve uygulamalar kadar operasyonel süreçlerin mükemmel işletimi de çok önemli. Kritik alanlarda yedeklilik yaklaşımını sadece sistemlerde değil, insan kaynağında da uyguluyoruz. Kendi güçlü ekiplerimizin yanında, ihtiyaç anında devreye girebilecek dış uzman ekiplerle de çalışıyoruz. Bu yaklaşım, özellikle veri tabanı, network ve DevOps gibi alanlarda hızlı müdahale kabiliyeti sağlıyor.

 

2026 yılına baktığımızda iki temel önceliğimiz var. Birincisi, yazılım geliştirme başta olmak üzere süreçlerimize yapay zekâyı (AI) entegre ederek üretim hızını ve kalitesini artırmak. İkincisi ise müşterilerimize sunduğumuz ürünleri AI destekli hale getirmek. Özellikle fraud yönetimi gibi alanlarda yapay zekâ büyük bir fark yaratacak.

 

Bunun yanında altyapı optimizasyonu da önemli bir konu. Veri merkezi yatırımlarımız sonrası maliyetleri daha verimli yönetmek için, ihtiyaçlarımızı anlayan ve bizimle birlikte optimizasyon yapabilecek, aynı zamanda yüksek erişilebilirlik hassasiyetimizi paylaşan, hızlı ve kaliteli destek sunabilen çözüm ortakları bizim için kritik önem taşıyor.”

 

 



Source link