Precedence Research tarafından hazırlanan rapora göre, yapay zekâ destekli arama motorları için küresel pazarın önümüzdeki on yıl içinde hızlı bir şekilde büyümesi ve 2025’te 16,3 milyar dolar olan pazarın 2035 yılına kadar 182,17 milyar dolara ulaşacağı tahmin ediliyor. Araştırmaya göre, 2026–2035 döneminde pazarın yıllık birleşik büyüme oranının (YBBO) %27,3 olması bekleniyor; bu da bilgiye erişim için daha gelişmiş ve sezgisel yöntemlere yönelik artan talebi yansıtıyor. Büyümeye, arama motorlarının karmaşık sorguları yorumlamasına ve bağlama duyarlı sonuçlar sunmasına olanak tanıyan doğal dil işleme (NLP) ve makine öğrenimi (ML) alanındaki gelişmeler yön veriyor. Üretken yapay zekâ ise arama deneyimini doğrudan yanıt odaklı hale getirerek, klasik linklere olan ihtiyacı giderek azaltıyor.
Raporda, yapay zekâ arama pazarında faaliyet gösteren başlıca teknoloji şirketleri de listeleniyor. Bunlar arasında, üretken yapay zekâyı temel arama deneyimine entegre eden Google; aramayı Copilot ekosistemiyle birleştiren Microsoft ve arama platformunda yapay zekâ destekli sıralama yapan, bağlama duyarlı önerilerde bulunan ve sorguları anlamlı bir şekilde kavrayan Yandex bulunuyor. Ayrıca, kurumsal düzeyde yapay zekâ arama altyapısına odaklanan Amazon Web Services; yapay zekâyı kurumsal bilgilerin keşfi için kullanan IBM ve ERNIE modelleri aracılığıyla yapay zekâ destekli aramayı geliştiren Baidu da raporda yer alıyor.

Temel eğilimlere bakış
Araştırmacılar pazarı şekillendiren dört temel eğilimi de belirledi. Bunlardan ilki, kullanıcıların arama motorlarıyla artık daha çok tam sorular ve devam eden sorgular üzerinden iletişim kurmasıyla, anahtar kelime odaklı aramalardan NLP ve üretken yapay zekâ destekli sohbet benzeri arayüzlere geçiş oldu.  İkincisi sırada, kullanıcıların yanıtları doğrudan arama arayüzü içinde aldığı ve birden fazla web sitesi arasında gezinme ihtiyacının azaldığı sıfır tıklama deneyimlerinin yükselişi geliyor.
Üçüncü eğilim, kuruluşların giderek artan miktarda yapılandırılmış ve yapılandırılmamış veri üretmesiyle dijital veri hacminin büyümesi ve bu veriyi işlemek için daha verimli araçlara ihtiyaç duyulması. Dördüncü eğilim ise yapay zekâ sistemlerinin kullanıcı davranışı, tercihleri ve bağlama göre yanıtları uyarlamasıyla kişiselleştirilmiş sonuçlara olan talebin artması.
Bu eğilimler, Türkiye de dahil olmak üzere arama ürünlerinde giderek daha fazla kendini gösteriyor. Örneğin Yandex, arama platformuna; yerel kullanıcılar için günlük ihtiyaçlara göre tasarlanmış Türkçe bir uygulama olan Yazeka gibi yapay zekâ asistanlarını ve diğer gelişmiş AI özelliklerini entegre ediyor. Tüm bu yetenekler bir araya gelerek, geleneksel aramayı sohbet benzeri arayüzler ve bağlama duyarlı yanıtlarla birleştiriyor.
Bu sonuçlar, kullanıcıların bilgiye erişim şeklinin değiştiğini gösteriyor; arama, bağlantılar arasında gezinmekten uzaklaşıp giderek yapay zekâ yanıtları ve sohbet benzeri arayüzlere yöneliyor.

 



Source link