Türkiye’nin hizmet ihracatına yönelik yeni teşvik politikaları, oyun ve yazılım sektörünü ekonomik dönüşümün en stratejik alanlarından biri haline getirirken, Gaming Istanbul (GIST) Yönetim Kurulu Üyesi Cüneyt Devrim, bu sürecin Türkiye’yi küresel oyun yatırımları için cazibe merkezi haline getirdiğini vurguladı. Türkiye’nin son dönemde açıkladığı hizmet ihracatı destekleri ve yatırım odaklı ekonomik vizyonu, yazılım ve oyun sektörlerini artık sadece büyüyen alanlar olmaktan çıkarıp doğrudan stratejik endüstriler haline getiriyor. Yüksek katma değerli dijital üretimi merkeze alan bu yaklaşım, Türkiye’nin küresel teknoloji ekonomisinde daha güçlü bir konum elde etme hedefini hızlandırıyor. Bu dönüşümün en güçlü ayaklarından biri olarak öne çıkan oyun sektörü, Türkiye’nin genç nüfusu, yüksek mobil kullanım oranı ve dijital adaptasyon gücü sayesinde önemli bir avantaj taşıyor. Yaklaşık 50 milyon oyuncuya ulaşan iç pazar, hem test hem de büyüme alanı yaratırken, Türkiye’den çıkan global başarı hikâyeleri de sektörün ihracat potansiyelini her geçen gün daha görünür hale getiriyor. Cüneyt Devrim, yeni teşviklerin sektör üzerindeki etkisini şu sözlerle değerlendirdi:
“Hizmet ihracatına yönelik teşvikler, Türkiye’de oyun ve yazılım ekosisteminin yönünü kökten değiştirecek bir etki yaratıyor. Bu yapı sadece üretimi desteklemekle kalmıyor, aynı zamanda uluslararası yatırımı da Türkiye’ye çekiyor. Bu sayede Türkiye, oyun geliştirme ülkesinden oyun şirketlerinin kurulmak ve ölçeklenmek istediği bir merkez haline geliyor. Tüm bu dinamikler birlikte değerlendirildiğinde Türkiye; güçlü iç pazarı, genç yetenek havuzu, stratejik konumu ve yeni nesil teşvik mekanizmalarıyla oyun sektöründe küresel bir merkez olma yolunda kritik bir eşiğe ilerliyor. Oyun sektörü artık yalnızca bir endüstri değil, Türkiye’nin dijital ihracat stratejisinin en güçlü bileşenlerinden biri haline geliyor. Açıklanan hizmet ihracatı teşvikleri, oyun ve yazılım girişimlerinin finansal yapısını doğrudan etkileyen bir dönüşüm yaratıyor. Vergi avantajlarının genişlemesi, stüdyoların global gelirlerini daha verimli yönetmesini sağlarken, erken aşama girişimlerin ölçeklenme hızını da artırıyor. Bu yeni yapı, Türkiye’nin yalnızca oyun geliştirilen bir ülke olmasının ötesine geçerek, oyun şirketlerinin kurulmak ve büyümek için tercih ettiği bir merkez haline gelmesine zemin hazırlıyor.”

Teşvikler ekosistemi dönüştürüyor  
Oyun ve yazılım sektöründe rekabet artık yalnızca maliyet üzerinden değil; yaşam kalitesi, ekosistem erişimi, teşvikler ve küresel pazarlara yakınlık gibi çok boyutlu kriterlerle şekilleniyor. Türkiye; Avrupa ile MENA arasında stratejik köprü konumu, zaman dilimi avantajı ve gelişen girişimcilik ekosistemi sayesinde hem yerli hem de uluslararası yetenekler için güçlü bir çekim merkezi olma potansiyeli taşıyor.
Bu dönüşümün sahadaki en somut yansımalarından biri olan Gaming Istanbul, yalnızca bir etkinlik değil; geliştiriciler, yatırımcılar ve yayıncıları bir araya getiren bir ekosistem platformu olarak konumlanıyor. Eurasia, MENA ve Avrupa’yı birbirine bağlayan yapısıyla etkinlik, Türkiye’nin oyun sektöründeki üretim gücünü doğrudan uluslararası iş birliklerine dönüştürmeyi amaçlıyor.
18-20 Eylül’de İstanbul Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek Gaming Istanbul, B2B yapısıyla sektörün tüm paydaşlarını bir araya getirecek. Etkinlik kapsamında yatırımcı görüşmeleri, yayıncı buluşmaları, uluslararası platform bağlantıları ve geliştirici eşleştirme oturumlarıyla Türkiye’nin oyun ekosisteminde somut iş birliklerinin artırılması hedefleniyor.
 



Source link