Aras DX Core Logistics Deputy General Manager Gözde Aydın 

“Aras Kargo’nun yüzde 100 iştiraki olarak konumlanıyoruz, ama Aras Kargo da Avusturya Postanesi’nin yüzde 100 iştiraki. Dolayısıyla bugün Aras Digital olarak yalnızca Türkiye için değil, Avusturya Postanesi’nin globaldeki 13 iştiraki için teknoloji üretiyoruz. Geçtiğimiz yılın sonunda Avrupa’daki 6 ülkede uçtan uca kargoculuk yazılımımızın implementasyonunu tamamladık. Şu anda Aras Digital’in çekirdek ürünü bu ülkelerde aktif şekilde çalışıyor. Bizim iş modelimiz order-to-cash yaklaşımı üzerine kurulu. Bir siparişin sisteme düşmesinden teslim edilmesine kadar olan tüm süreci yönetiyoruz.

Bizim tarafta hem software hem hardware dünyası birlikte ilerliyor. Kullanıcıların kullandığı el terminalleri, depolardaki sorter cihazları, büyük makineler, teslimat dolapları yani locker sistemleri… Bunların tamamı platformun bir parçası. Üstelik bunların hepsi 7/24 çalışan yapılar olmak zorunda. Dolayısıyla bizim açımızdan en büyük zaman kayıplarından biri çoklu ülke yönetimi. Altı ülke demek; altı farklı development süreci, altı farklı deployment süreci, altı farklı test yapısı demek. Her ülkenin regülasyonu farklı, kullandığı sistem farklı, operasyon modeli farklı. Üstelik her fonksiyon her ülkede aktif değil. Bu nedenle tüm yapıların çok iyi dokümante edilmesi ve uçtan uca test edilmesi bizim için kritik önem taşıyor.

Bir talep geldiğinde sadece bugünü düşünmüyoruz. O talebin mevcut canlı ülkelerimize, üzerinde çalıştığımız yeni ülkelere ve gelecekte sisteme dahil olacak ülkelere etkisini birlikte değerlendiriyoruz. Bu özelliği core ürüne mi eklemeliyiz yoksa ülke bazlı mı yönetmeliyiz; bu kararı vermek ciddi analiz gerektiriyor. Açıkçası etki alanını doğru anlayabilmek bizim en fazla zaman harcadığımız konulardan biri. Bu nedenle dokümantasyona ve takım içi iletişime çok önem veriyoruz. Scrum metodolojisiyle çalışan yaklaşık 60 kişilik bir mühendislik ekibimiz var. Ekip büyüdükçe bilgi paylaşımının sistematik hale gelmesi çok daha kritik oluyor. Bilginin sadece insanların zihninde kalmaması, dokümante edilmesi ve mümkün olduğunca otomatize edilmesi çok değerli.

Risk tarafında ise lojistik sektöründe süreklilik her şey demek. Güvenlik riskleri olabilir, teknik aksaklıklar olabilir, kesintiler olabilir ama lojistik sektörünün bunlara tahammülü yok. Çünkü müşteriye verdiğiniz teslimat sözünü yerine getirmek zorundasınız. Paket kaybolmamalı, gecikmemeli, zarar görmemeli. Çünkü taşıdığımız şeyler yalnızca paket değil; bazen ciddi finansal değeri olan ürünler, bazen de insanlar için manevi değeri çok yüksek gönderiler oluyor.

2026 yılında öncelikli odak alanlarımız kalite ve hız olacak. Biz geliştiren ama aynı zamanda geliştirdiği sistemi canlıda çalıştıran bir ekibiz. Bu noktada yapay zekâyı çok yoğun kullanıyoruz. Piyasadaki hemen hemen bütün ürünleri deniyoruz. İlk yatırımımızı da mart ayı itibarıyla yaptık. Şu anda yapay zekâyı mühendislik takımımızın yeni bir takım arkadaşı olarak görüyoruz. Özellikle hız, dokümantasyon ve kod standardizasyonu tarafında çok ciddi katkı sağlıyor.”

 



Source link