Marsh Türkiye Doğu Akdeniz Bölgesi IT Direktörü Aslan Pinhas 

“Bugüne kadar yazılım geliştirme süreçlerinde daha çok insan kaynağı tarafını konuşuyorduk. Yazılımcı bulma, developer maliyetleri, ekip kurma gibi başlıklar ön plandaydı. Ama artık bunlara teknik zorluklar da ciddi şekilde eklendi. Çünkü iş süreçleri giderek karmaşıklaşıyor ancak buna karşın projelerin çok daha hızlı hayata geçirilmesi gerekiyor.

Regülasyonlar, kısa süreli değişken ticari ihtiyaçlar, örneğin firmaların kampanya dönemleri gibi nedenlerle teknik birimlerin hızlı çözüm üretmesi gereken durumlar oluşuyor. Ancak geleneksel yöntemlerle sistemleri bu kadar hızlı adapte olmak kolay değil. Bu nedenle artık low-code platformları, yapay zekâ destekli geliştirme araçları ve developer ekiplerini hızlandıracak yeni teknolojiler kaçınılmaz hale geldi.

Yazılımı hızlı geliştirmek yetmiyor, güvenli geliştirmek de gerekiyor. Biz sistemlerimizi farklı güvenlik araçlarıyla sürekli monitör ediyoruz. Özellikle zero-day açıkları oluştuğunda bunları  çok hızlı bir aksiyon ile kapatmak gerekiyor. Bu çevresel koşullara bağlı değişimler bazen işletim sistemi kaynaklı, bazen de barındırma ortamı ya da bulut altyapılarıyla ilgili olabiliyor. Bu nedenle haftalık risk komitelerimiz bulunuyor. Açıkların hızlı kapatılması noktasında  yapay zekâ bize ciddi hız kazandırabiliyor. Özellikle tekrar eden ya da benzer açıkları oluşturan kodların taranmasında ya da script oluşturma süreçlerinde yapay zekâdan destek alabiliyoruz.

Test tarafında ise hepimizin yaşadığı ortak sorunlar olduğunu düşünüyorum. Kendi test ortamlarımız ile canlı ortamlarda bazı koşulları birebir oluşturamıyorsunuz. Özellikle üçüncü taraflarla yapılan entegrasyonlarda bunu zaman zaman yaşıyoruz. Çünkü test ortamlarımız ile karşı tarafın canlı ortamı tamamen aynı değilse bazı problemleri ancak canlıya geçtiğinizde görebiliyorsunuz. Bu da bazen ara sürümler çıkarma ihtiyacını doğuruyor. Yine burada hızlı hareket etmek zorundasınız ve doğal olarak yapay zekâdan destek almaya başlıyorsunuz. Yapay zekâ kullanımını şimdiden motive etmeye başladık. Tabii burada amaç bütün işi yapay zekâya bırakmak değil. Şu an bizim için daha çok yazılımcılara destek veren akıllı bir asistan gibi çalışıyor demek daha doğru olur.

2026 planlarımızın merkezinde operasyonel verimlilik var. Bunu da otomasyon, entegrasyon ve süreç iyileştirmeleriyle sağlamayı hedefliyoruz. Özellikle RPA ve yapay zekâyı birlikte kullanarak teknoloji yatırımlarımızı şekillendiriyoruz.

Bu günlerde çevremden şu söylemi çok duyuyorum; ‘İnsanlar evde 15 dakikada bir uygulama geliştirip bunu production’a alalım diye önümüze getiriyor.’

Sanırım biz yapay zekâyı fazla hızlı eğitmeye başladık. Çünkü süreler inanılmaz kısaldı; önceleri bir gün süren bir geliştirme, daha sonra altı saate indi, sonra bir saate ve şimdilerde 15 dakikaya kadar kısaldı. Bu hızla devam edersek yapay zekânın bir yıl sonra nereye gideceğini açıkçası kestirmek zor. 

Önümüzdeki dönemde çok farklı şeyler konuşuyor olacağız gibi görünüyor.”

 



Source link