Konveyor Dijital Dönüşüm Genel Müdür Yardımcısı Hakan Uçar

“Bulut teknolojileri kullanımı artık bir tercih olmaktan çıktı; stratejik bir dönüşüm alanına dönüştü. Konveyör olarak bu dönüşümün erken benimseyenlerinden biri olarak, bulut teknolojilerine uzun yıllardır yatırım yapıyor ve aktif şekilde kullanıyoruz. Dijital dönüşümü yalnızca bir teknoloji yatırımı olarak değil, operasyonel çevikliğimizi ve rekabet gücümüzü destekleyen stratejik bir kaldıraç olarak değerlendiriyoruz. ERP sistemlerimiz başta olmak üzere birçok uygulamamız bugün bulut üzerinde çalışıyor. Sektörümüzde regülasyon baskısının görece düşük olması ise bize önemli bir esneklik sağlıyor. Bu sayede bulut çözümlerinden daha etkin yararlanabiliyor ve verimlilik avantajlarından daha hızlı faydalanabiliyoruz.

Yapay zeka ile birlikte oyunun kuralları yeniden şekillenmeye başladı. Artık kurumlar yalnızca yeni teknolojilere yatırım yapmakla değil, bu teknolojileri sürekli güncel tutmak ve sürdürülebilir şekilde yönetmekle de karşı karşıya. Geçmişte yıllarca kullanılan teknolojiler bugün aylar içerisinde güncelliğini kaybedebiliyor. Teknolojinin değişim hızındaki bu artış, kurumları yönetilen hizmetlere yönlendiriyor. Çünkü bu hızda değişen teknolojileri kurum içinde sürekli takip etmek ve aynı yetkinlik seviyesini korumak her geçen gün daha zor hale geliyor. Bu nedenle yönetilen hizmetler artık operasyonel bir tercih değil, stratejik bir ihtiyaç haline geliyor. Önümüzdeki dönemde kurumların rekabet avantajı, en yeni teknolojiyi satın almaktan çok, değişimi en hızlı yönetebilen organizasyonlar olmalarına bağlı olacak. Sektörümüzde de bu dönüşümün etkilerini giderek daha net görüyoruz.

Veri egemenliği konusu henüz tüm şirketlerin gündemine girmemiş olsa da yakın bir süre içinde önem kazanacaktır Günlük hayatımızda ve iş süreçlerimizde sürekli veri üretiyor, farklı platformlarla etkileşime giriyor ve dijital izler bırakıyoruz. Aynı zamanda regülasyonlar aracılığıyla bu verileri daha kontrollü ve güvenli şekilde yönetmeye çalışıyoruz. Bu bağlamda regülasyonlar son derece gerekli ve kritik bir rol oynasa da teknolojinin gelişim hızının gerisinde kalmaları durumunda uygulamada yeni zorluklar yaratabiliyor. Bulut servisleri, yapay zeka sistemleri, yönetilen hizmetler ve giderek artan entegrasyonlar, güvenlik ekiplerinin sorumluluk alanını her geçen gün genişletiyor. Giderek daha karmaşık ve kontrol edilmesi daha güç ortamlarda güvenliği sağlamak zorunda kaldığımızı görüyoruz. Dolayısı ile güvenlik ekiplerinin işi kolaylaşmayacak; aksine daha da zorlaşacak. Bu nedenle Konveyör’de dijital dönüşüm yatırımlarımızı planlarken siber güvenliği veri egemenliğinin temel unsurlarından biri olarak konumlandırıyoruz. 

BT organizasyonlarının geleceğine baktığımızda, bugün kullandığımız birçok tanımın ve organizasyon yapısının yetersiz kalmaya başladığını görüyoruz. “Bilgi Teknolojileri” ifadesini kullanıyoruz; ancak yürüttüğümüz faaliyetler bu tanımın çok ötesine geçmiş durumda. Artık yalnızca bilgi yönetmiyoruz; süreçleri, servisleri, iş modellerini ve kurumların dönüşümünü yönetiyoruz. Bu nedenle gelecekte BT ekiplerinin “Dijital Dönüşüm Ofisleri” olarak konumlanacağını öngörüyorum. Çünkü bizler artık sadece teknoloji yönetmiyoruz; kurumların geleceğini şekillendiren dönüşümü yönetiyoruz.”

 

 



Source link