
Avrupa’nın uzun süredir masada olan “Made in EU” planı halen tam olarak netleşmediği için gündemde kalmaya devam ediyor. Bu konuda paylaşılan “Birlikte Daha Güçlüyüz” başlıklı resmi yazıda görüşlerine yer verilen Toyota Avrupa Başkanı Yoshihiro Nakata, “Birleşik Krallık, Japonya ve Türkiye gibi kritik ortakların da ‘Made in EU’ içerisinde tanınması gerektiğine inanıyoruz. Avrupa’nın dayanıklılığı yalnızca yerel üretime değil, aynı zamanda bölgesel ölçekte büyüme ve ortak başarı yaratmak için iş ortaklarıyla birlikte çalışmaya da bağlıdır. Birlikte hareket ettiğimizde hepimiz daha güçlü oluruz.” ifadelerini kullandı. Hakan Doğu’nun aktardığı kadarıyla Nakata’nın bu açıklamasının arkasında, Toyota’nın Avrupa ve İngiltere genelinde sekiz fabrika işletmesi ve yaklaşık 25.000 kişiyi istihdam etmesi yer alıyor. Doğu’ya göre masadaki plan kapsamında, birden fazla ülkeye yayılmış entegre üretim ağlarına yatırım yapmış üreticiler açısından ciddi bir cezalandırılma riski oluşuyor. “Made in EU” planı kapsamında Avrupa otomotiv üretimini güçlendirmek amacıyla teşvikler ve kamu alımları yalnızca Avrupa Birliği içinde montajlanan araçlara ayrılıyor ve bunun için yüzde 70 yerli üretim içeriği şartı aranıyor.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Türkiye Cumhuriyeti Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, mart ayında yaptığı paylaşımla Türkiye’nin Avrupa’nın uzun süredir masada yer alan “Made in Europe” planının içerisinde yer alacağını duyurmuştu. Bolat, bu gelişme için kişisel X hesabından yaptığı açıklamada, “Avrupa Birliği ile son dönemde karşılıklı anlayış temelinde ekonomik ve ticari konulardaki yürüttüğümüz yoğun ve yapıcı diplomasi trafiğinin olumlu sonuçlar vermesinden memnuniyet duyuyoruz. Bunun son örneği olarak, AB’nin hazırlıklarını sürdürdüğü ve bugün taslağı yayımlanan Sanayi Hızlandırma Yasası ve “AB Ürünü-Made in EU” politikası çerçevesinde, yakın diyaloğumuzun sonucunda Türkiye ile mevcut Gümrük Birliğinin anılan politika çerçevesi içinde tanınması, her iki tarafın yatırımları ve girişimlerinin devamlılığı ve Avrupa değer zincirlerinin rekabetçiliği açısından olumlu ve yapıcı bir karar olmuştur.
AB ile gerçekleştirilen istişareler neticesinde, son yayımlanan Taslakta “AB menşei” şartının gümrük birliği çerçevesinde ilke olarak ülkemizi de kapsamasını sağlayan yasal zeminin Sanayi Hızlandırma Yasası ile teyit edilmiş olması, ticari ilişkilerimiz açısından önemli bir adım teşkil etmektedir. Türkiye, başta otomotiv sektörü olmak üzere birçok kritik ürün grubunda Avrupa değer zincirlerinin ayrılmaz ve güvenilir bir parçasıdır. Bu gelişmenin, Türkiye ile AB arasındaki sektörel entegrasyonu daha da derinleştirmesi, değer zincirlerimizin yeşil ve dijital dönüşümünü hızlandırması beklenmektedir. Önümüzdeki dönemde mütekabiliyet esasına dayalı olarak kamu alımları piyasalarında karşılıklı açılımın sağlanması, bağlantısallık (connectivity) ve yeşil dönüşüm gibi vizyoner alanlarda AB ile yakın temasımızı kararlılıkla sürdürmeye ve ekonomik ortaklığımızı derinleştirerek daha da güçlendirmeye devam edeceğiz.” ifadelerini kullanmıştı.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Source link