Mavi Altyapı ve Ağ Operasyonları Direktörü Engin Şahin
“Türkiye’den Amerika’ya, Kanada’dan Almanya ve Rusya’ya uzanan bir operasyonu yönetirken en çok neyin uyutmadığını sorarsanız cevabım net: Kesinti riski. Çünkü perakende artık sadece doğru ürünü doğru rafa koymakla sınırlı değil, ürünü destekleyen veriyi hızlı, güvenli ve sürekli bir şekilde yönetebilmek, operasyonun başarısı kadar kritiktir.
Mavi olarak global ekosistemi yönetirken teknolojiye bir “ürün” gibi yaklaşıyoruz: Satın alınan, kullanılan, bakımı yapılan ve zamanla evrilen bir varlık. Bu perspektiften bakıldığında en temel ihtiyacımız; güvenilir, esnek ve ihtiyaca göre ölçeklenebilir sistem kaynaklarına erişmektir. Ancak vizyonumuz yalnızca “bulutta olmak” değil, sistemlerimizi herhangi bir kesintiye karşı bağımsız bir dayanıklılık seviyesine taşımaktır. Global bulut sağlayıcılarının bile kesinti yaşayabildiği bir dönemde, süreklilik gündemimizin sabit bir maddesi haline geldi.
Klasik sunucu kiralama modellerinin ötesinde, operasyonel esneklik sağlayan yaklaşımları tercih ediyoruz. Bu stratejinin somut bir yansıması olarak Almanya operasyonlarımızda SAP RISE dönüşümünü hayata geçirdik. Bu model, altyapı ve güncelleme yönetiminin sorumluluğunu SAP’ye devrederken; bize asıl odaklanmamız gereken iş süreçleri ve entegrasyon katmanı gibi alanlara yönelme imkânı tanıdı. Teknik bakım yükünü azaltmak, kendi ekibimizin enerjisini daha stratejik alanlara yönlendirmemizi sağladı.
Perakende operasyonlarının başarısını belirleyen bir diğer kritik ölçüt ise entegrasyon hızıdır. Yeni nesil servis sağlayıcılarla kurulan bağlantılar ve in-house geliştirdiğimiz çözümler, tüm sistemlerin kesintisiz ve güvenli iletişimini mümkün kılıyor.
Bu altyapı aynı zamanda AI dönüşümümüzün temelini oluşturuyor. Veriyi doğru katmanda tutmak, modelleri doğru bağlamla beslemek ve çıktıları iş süreçlerine entegre etmek; bunların tümü altyapının kalitesiyle doğrudan ilişkilidir. Teknoloji yatırımlarını operasyonel dayanıklılığın ve iş sürekliliğinin güvencesi olarak gördüğümüz sürece, her yeni kapasite bir sonraki adımın zeminini hazırlıyor.”
Source link