DyDo DRINCO Türkiye IT Direktörü Recep Çetin
“Son yıllarda, özellikle pandemi sonrası dönemde pazar dinamiklerinin değişim hızı ciddi ölçüde arttı. Bu değişim, teknoloji ekiplerinin yalnızca destekleyici değil, aynı zamanda yön verici bir rol üstlenmesini zorunlu kılıyor. Biz de bu doğrultuda 2025 yılı boyunca şirketimizin en kritik dönüşüm adımlarından biri olan ERP modernizasyonunu stratejik bir öncelik olarak ele aldık. 1 Ocak 2026 itibarıyla SAP S/4HANA sistemimizi başarıyla canlıya alarak, operasyonlarımızda herhangi bir kesinti yaşamadan sürdürülebilirliği sağladık.
DyDo DRINCO Türkiye olarak Saka Su, Cola Turka, Çamlıca, İçim ve Link gibi güçlü markalarımızla Türkiye içecek sektöründe önemli bir konuma sahibiz. Türkiye genelinde 5 fabrikamız, 3 depomuz ve İstanbul’daki merkez ofisimiz ile yaygın bir operasyonel ağımız mevcut. Sürekli gelişimi önceliklendiren bakış açımız doğrultusunda son yıllarda gerçekleştirdiğimiz yatırımlarla hem kapasitemizi hem de operasyonel yetkinliklerimizi istikrarlı şekilde büyütmeye devam ediyoruz.
SAP S/4HANA dönüşümünü yalnızca teknik bir geçiş olarak değil, uçtan uca iş süreçlerimizi yeniden ele aldığımız bir dönüşüm programı olarak konumlandırdık. Proje kapsamında üretim ve satış-dağıtım süreçleri ana odak alanlarımızı oluştururken, mevcut operasyonel modelimizi destekleyecek şekilde modül kurgularımızı dengeli ve ihtiyaç odaklı tasarladık. Geleneksel kanal dağıtımımızı iş ortağımız aracılığıyla yönetmeye devam ederken, modern kanal ve indirim marketler tarafında dağıtım operasyonlarımızı doğrudan yönetiyoruz.
Bu dönüşüm sürecinde sadece ERP sistemini değil, ekosistemimizi de yeniden değerlendirdik. E-dönüşüm tarafında, daha önce parçalı yapıda yürüttüğümüz hizmetleri tek bir servis sağlayıcı altında konsolide ederek hem operasyonel verimlilik hem de yönetilebilirlik sağladık. SAP geçişini bir fırsat olarak değerlendirerek alternatif çözümleri karşılaştırmalı analizlerle ele aldık ve uzun vadeli sürdürülebilirliği önceliklendirdik.
Ayrıca, daha önce SAP üzerinde yönetilmeyen kritik iş süreçlerini sisteme dahil ederek uçtan uca entegrasyonu güçlendirdik. Üretim teyit sistemlerinde otomasyon seviyesini artırarak manuel müdahaleleri minimize ettik ve veri doğruluğunu önemli ölçüde iyileştirdik. Bununla birlikte, veri ambarı ve raporlama altyapısını da proje kapsamına dahil ederek, karar destek mekanizmalarımızı daha analitik ve veri odaklı hale getirdik. Böylece sadece operasyonel mükemmeliyet sağlamakla kalmadık, aynı zamanda yönetsel görünürlük ve öngörü kabiliyetini de geliştirmiş olduk.
Bu proje, kapsamı ve etki alanı itibarıyla oldukça zorlayıcı olmakla birlikte; doğru kurgulanmış yönetişim modeli, iş birimleri ile kurulan güçlü iletişim ve disiplinli proje yönetimi sayesinde yüksek başarıyla tamamlandı. En kritik kazanımlardan biri de organizasyon genelinde dijital dönüşüm farkındalığının ve sahiplenmenin artması oldu.
Bizim için ERP dönüşümü, mevcut sistemi yenilemenin ötesinde; iş yapış şekillerimizi, iş ortaklıklarımızı ve teknoloji stratejimizi yeniden tanımladığımız bütünsel bir dönüşüm anlamına geliyor. Bu bakış açısıyla ilerleyerek, teknoloji yatırımlarımızı iş hedeflerimizle daha güçlü hizalamaya ve sürdürülebilir büyümeyi desteklemeye devam ediyoruz.”
Source link