Meta, Türkiye Bilişim Derneği (TBD) iş birliğiyle gençlerin ve ailelerin dijital yetkinliklerini artırmayı amaçlayan “Benim Dijital Dünyam” (My Digital World) programının Türkiye lansmanı gerçekleştirdi. Buna ek olarak Meta, gençler için kullanıma sundukları yeni güvenlik araçlarını da vurguladı. Meta’nın Afrika, Orta Doğu ve Türkiye genelinde yürüttüğü dijital okuryazarlık alanındaki önemli inisiyatiflerinden olan “Benim Dijital Dünyam” platformu, bu yıl TBD iş birliğiyle Ankara’da düzenlenen Gençlerin Çevrim İçi Güvenliği Zirvesi’nde hayata geçirildi. Bu ortaklık kapsamında Meta, Türkiye genelinde yüz yüze eğitimler ve atölye çalışmaları aracılığıyla en az 5.000 bireye ulaşmayı hedefliyor. Program, gençler, ebeveynler ve eğitimciler için çeşitli eğitim materyalleri, kısa videolar ve kaynaklar içeren tamamen Türkçe bir çevrim içi portalı kullanıma sunuyor.
Meta Global Güvenlik Başkanı Antigone Davis, gençlerin güvenliğini sağlamanın yaş doğrulamadan uygun içerik kısıtlamalarına kadar çok katmanlı bir yaklaşım gerektirdiğini vurguladı. Teknolojinin bir gelişim aracı olarak kalabilmesi için eğitim ve korumanın eş zamanlı yürümesi gerektiğine dikkat çeken Davis, bu vizyon çerçevesinde hayata geçirilen “Instagram Genç Hesapları” ve yeni içerik özellikleri ile ebeveynlerin endişelerini gidermeyi ve gençlerin yaşlarına uygun içerik görmelerini sağlayarak istenmeyen kişilerle iletişimlerini kısıtlamayı hedeflediklerini belirtti. Bu hesapların 16 yaş altı gençler için otomatik olarak gizli profil ayarıyla kullanıldığını, mesajlaşma kısıtlamaları getirildiğini ve hassas içeriklerin sınırlandırıldığını ifade etti. Davis konuşmasında ayrıca, Instagram’ın 13+ film derecelendirme kriterlerini temel alan yeni içerik ayarlarının Türkiye’de kullanıma sunulduğunun da altını çizdi.
Türkiye Bilişim Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Tolga Tuncer ise dijital alışkanlıkların bireysel yetenekler ve odaklanma süreleri üzerindeki dönüştürücü etkilerine dikkat çekti. Çözümün tek başına yasaklayıcı regülasyonlarla sağlanamayacağını belirten Tuncer; platformların filtreleme sorumluluğu, ailelerin bilinçlendirilmesi ve çocuklara erken yaşta dijital okuryazarlık kazandırılmasıyla oluşacak bir “üçlü denge” modelini savundu. Tuncer ayrıca, kural koyucu mekanizmalarda genç kuşakların temsil edilmesinin ve veriye dayalı, çok paydaşlı bir stratejinin önemini vurguladı.
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Millî Teknoloji ve Yapay Zekâ Genel Müdürlüğü, Genel Müdür Yardımcısı Dr. Damla Turan, Türkiye’nin teknolojiyi yalnızca tüketen değil, bizzat geliştiren bir güç olma vizyonunun altını çizdi. Yapay zekayı bir altyapı meselesinin yanında, aynı zamanda “beşeri sermaye” odaklı bir dönüşüm olarak tanımlayan Turan; yapay zekanın sadece mühendislerin değil, hukuktan sosyal bilimlere kadar tüm disiplinlerin yetkinlik setine dahil edilmesi gerektiğini hatırlattı.
Meta Türkiye ve Azerbaycan Kamu Politikaları Direktörü Sezen Yeşil ise tüm paydaşlar arasındaki iş birliğinin önemine dikkat çekerek “Gençlerin çevrim içi güvenliği ve refahı herhangi bir kurumun tek başına sorumluluğu değil, ortak bir taahhüttür. Etkili bir güvenlik yaklaşımı, anlamlı koruma mekanizmalarının ve gençlerin ihtiyaç duydukları becerileri inşa etmelerini sağlayan çalışmaların dengeli bir birleşimiyle mümkündür.” dedi.
Source link